in view - Türkçe İngilizce Sözlük

in view

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"in view" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
in view s. ortada
in view zf. görünürde
Teknik
in view expr. görünür

"in view" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 93 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
come in view f. ortaya çıkmak
keep in view f. gözden uzak tutmamak
come in view f. görünmek
keep in view f. göz önüne almak
keep in view f. göz önünde tutmak
have in view f. planlamak
keep in view f. gözden kaybetmemek
have in view f. niyeti olmak
have in view f. tasavvur etmek
in full view zf. görünürde
in full view zf. herkesin önünde
in full view zf. aleni olarak
in full view zf. tam göz önünde
in the view of such information zf. bu bilgilerin ışığında
in one's view zf. (birine) göre
in view of ed. -den ötürü
in view of the fact that bağ. göz önünde bulundurarak
İfadeler
in view of f. göz önünde tutarak
in view of ed. eğer
in view of expr. göz önüne alınca
in view of expr. -den dolayı hesaba katınca
in view of expr. karşısında
in view of expr. hesaba katınca
in my view expr. fikrimce
in view of everyone expr. ele güne karşı
in view of expr. yüzünden
in view of expr. göre
in my point of view expr. benim bakış açıma göre
in view of expr. göz önüne alınacak olursa
in view of expr. göz önünde tutulursa
in view of expr. -den dolayı
in view of expr. göz önüne alındığında
in my view expr. benim açımdan
in the long view expr. önümüzdeki dönemde/süreçte
in the long view expr. gelecekte
in the long view expr. uzun dönemde
in the long view expr. uzun vadede
in view of expr. ışığında
in view of expr. düşünerek
in view of expr. göz önünde tutulursa
in view of expr. göz önüne alınacak olursa
in view of expr. dolayısıyla
in the view of (someone) expr. (birinin) görüşüne/fikrine göre
in view of (something) expr. (bir şeyi) hesaba katınca
in view of (something) expr. (bir şey) göz önünde bulundurularak
in view of (something) expr. (bir şeyi) göz önünde tutarak/bulundurarak
in view of (something) expr. (bir şeyden) dolayı
in view of (something) expr. (bir şeyi) göz önüne alınca
in view of (something) expr. (bir şey) dolayısıyla
in the view of (someone) expr. (birinin) düşüncesine göre
in view of (something) expr. (bir şeyden) ötürü
Konuşma Dili
be in view f. görünürde olmak
be in view f. göz önünde olmak
be in view f. görüş alanında olmak
Deyim
end in view i. bittiğini hayal etme
end in view i. sonuç odağı
end in view i. sonuca odaklanma
end in view i. bitirmeye odaklanma
hide (someone or something) in plain view f. (birini/bir şeyi) göz önünde bir yere saklamak
hide in plain view f. nasıl geldiyse öyle gitmek
hide (someone or something) in plain view f. (birini/bir şeyi) ortalık yerde saklamak/kamufle etmek
hide in plain view f. göz önünde olup/olmasına rağmen görülmemek
hide in plain view f. apaçık ortada olmasına rağmen alışıldığı için görünmez olmak
hide (someone or something) in plain view f. (birini/bir şeyi) herkesin görebileceği bir yerde saklamak
hide in plain view f. apaçık ortada olup/olmasına rağmen fark edilmemek
hide in plain view f. herkesin görebileceği bir yerde olup/olmasına rağmen görülmemek
hide in plain view f. herkesin görebileceği bir yerde/ortalık yerde kamufle olmak
hide in plain view f. göz önünde fark edilmemek
hide in plain view f. apaçık ortada olmasına rağmen tepki çekmeden ve değişmeden kalmak
heave in view f. ufukta belirmek
heave in view f. görünür hale gelmek
hidden in plain view s. apaçık ortada olup/olmasına rağmen fark edilmeyen
hidden in plain view s. herkesin görebileceği bir yerde olup/olmasına rağmen görülmeyen
hidden in plain view s. göz önünde olup/olmasına rağmen görülmeyen
hidden in plain view s. göz önünde fark edilmeyen
hidden in plain view s. herkesin görebileceği bir yerde kamufle olan
a look in the rear-view mirror expr. geçmişe bir bakış
in plain view expr. alenen
in plain view expr. her şeyi ortada
in plain view expr. apaçık bir şekilde
in plain view expr. görünür şekilde
in plain view expr. göstere göstere
in (someone's) view expr. (birinin) bakış açısına/düşüncesine göre
in (someone's) view expr. (biri) açısından
in (someone's) view expr. (birinin) fikrine/görüşüne göre
in full view (of someone or something) expr. kabak gibi (birinin/bir şeyin) gözünün önünde
in full view (of someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) alenen görebileceği yerde
in full view (of someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) tam gözünün önünde
Chatleşme Dili
impov (in my point of view) kısalt. bence
impov (in my point of view) kısalt. bana göre
impov (in my point of view) kısalt. bana sorarsan
Bilgisayar
include in view i. görünüm kapsamı
view in browser expr. tarayıcıda görüntüle